-2° Parçalı az bulutlu

Yıldırım’da Yazarlık Atölyesi Eğitimleri Sürüyor

Yıldırım Belediyesi - 31 Aralık 2020 18:01 A A

Her hafta alanında uzman eğitimcileri vatandaşla bir araya getiren Yıldırım Belediyesi, Yazarlık Atölyesi’nde bu hafta Sadık Yalsızuçanlar’ı ağırladı.
Sadık Yalsızuçanlar:  yazma konusunda söylenen her şeyi unutup öyle yazın.
Yıldırım Belediyesi Yazarlık Atölyesi’nin son konuğu Sadık Yalsızuçanlar oldu. ‘Drama Yazarlığının İncelikleri’ hakkında konuşan Yalsızuçanlar, kendi yazarlık deneyimleri ve yazma teknikleri hakkında bilgi verdi.
‘Aslolan susmak mıdır yoksa konuşmak mıdır’ sorularına cevap arayan Sadık Yalsızuçanlar, geleneksel yapı ile modern yapının konuşulduğu eğitimde, iki jenerasyonun da yazmaya olan bakış açılarını değerlendirdi. Geleneksel dönem yazarlarının vahdet ve tehvidin sırlarına vakıf olup, kullukta merhaleler atlayarak kemale erdiklerinin altını çizen Yalsızuçanlar, bu yazarların hocalarının icazetiyle tattıkları irfani hazları, yazarak paylaşma gayretine girdiklerini ifade etti.
Modern dönemdeki yazarların yazma gerekçelerinin ise geleneksel dönemden farklı olduğunu bildiren Yazar, ‘’Tanzimat Dönemi’nden bu yana İslamcı yazarlarda da sosyalist yazarlarda da toplumu aydınlatma, topluma bir şeyler öğretme, dikte etme hatta toplumu uyandırma misyonu vardır. Bazı yazarlar belli başlı ideolojileri telkin ve empoze etmek için yazmaktayken bazı yazarlar daha bireysel yazmaktadırlar. Bir kısım yazar, modern dünya içinde yalnızlaşarak içine kapanırken yazma ihtiyacı duymaktadır. Bir kısım yazar ise para kazanmak için ya da popüler olmak, tanınmak için yazmaktadır’’ dedi.
Gelenekçiler ile modern yazarların yazma süreçlerinin de aynı işlemediğini anlatan Yalsızuçanlar, ‘’Gelenekçilerde hayatın verdiği acıların ağırlığını dışa yansıtma gayesi vardır. Bu tür eserlerde sadelik doğallık ve kurgudan uzaklık göze çarpar. Modern dönem yazarları ise daha çok noktasal yazarlardır. Yazdıkları eser ne kadar satacak, kaç kişiye ulaşacak, ne ölçüde ses getirecek kaygısı vardır’’ ifadelerini kullandı. Her yazarın, her şairin kendi devrinin sorunlarına bakarak bir gramer ürettiğini vurgulayan yazar, modern dönem yazarlarının hem kendi zihnindekileri anlatmakla hem de çevrelerinde olup biteni aktarmakla meşgul olduğunu söyledi.
Yazmanın en önemli unsurlarından birinin araştırma yapmak olduğunu dile getiren Sadık Yalsızuçanlar, olayları, mekânları ve karakterleri nitelikli bir şekilde yazabilmek için ön araştırma yapmak gerektiğinin altını çizdi. Yalsızuçanlar, ‘’Kurmaca metinler yazarken eğer yazacağınız konuya hakim değilseniz veri toplamanız gerekecektir. Dramatik anlatımlarda hayata dair gözlemler yansıtılır. Bu noktada yazmak kalabalık caddelerde dolaştırılan bir ayna gibi olmalıdır. Mesela Ahmet Hamdi Tanpınar, içinde muazzam bir derinlik ve özgünlük barındıran ‘5 Şehir’ adlı eserinde, yazdığı şehirlerin özellikle de Bursa’nın ruhunu çok güzel yansıtmıştır’ sözlerini aktardı.
YALSIZUÇANLAR’DAN TAVSİYELER
Sadık Yalsızuçanlar, yazmak isteyenlere tavsiyelerde bulunarak sözlerini şöyle tamamladı:
‘’Yazan insan, günde en az yarım sayfa da olsa muhakkak yazmalı. Günde iki sayfa yazan bir insan, 50 yıllık ömründe 200 tane kitap yazmış olur. Özgürce ve hızlıca yazın. Yazacaklarınız bitene kadar asla dönüp yazınızda düzeltme yapmayın. Çünkü yazma işi bitene kadar dönüp düzeltme yapmak genellikle yazmayı bırakmak için bahane üretmektir. Yazmayı bitirdikten sonra o metni biraz soğumaya bırakın. Uzaklaşın o yazıdan, yabancılaşın ona. Sonra dönüp tekrar bakın. O zaman hata ve eksikleri daha iyi fark edeceksiniz. Yazanların hitap ettiği kalıplaşmış bir kitle muhakkak vardır. Yazarken sizi takip eden, okuyan, seven, size hayran olan bu kitleyi unutun ve genele yazıyormuş gibi yazın. Bu önemlidir. Eğer yazının bir bölümüne takıldıysanız ve o bölüm tüm yazma enerjinizi emiyorsa orayı atlayın. Muhtemelen takıldığınız yer, o esere ait değildir. Sonra tekrar dönüp bakın. Yazacağınız hikâyeyi, baştan zihninizde bir bütün olarak tasarlayın. Konular arasında kopukluk ve çelişki olmaması için bu konu da çok önemlidir. Yazdıklarınız içinde en çok beğendiğiniz bölüm en çok dikkat etmeniz gereken bölümdür. Çünkü yazdıklarınızı beğenmemek daha iyi yazmanın koşullarından birisidir. Eğer konuşma yazıyorsanız, yazdıklarınızı aynı anda yüksek sesle tekrarlamayı ihmal etmeyin. “Bir kelime sizi rahatsız ediyorsa, o kelimeyi 7 kez tekrarlayın. O kelimenin foyası ortaya çıkacaktır” demiş Ahmet Hamdi Tanpınar. Karakter oluştururken de çok sağlam karakterler oluşturmalısınız. Yaşı cinsiyeti, uyruğu, sorunları, hobileri, fobileri, ilişkileri, alışkanlıkları baştan belirlenmiş olmalıdır. Bu unsurlar arasındaki tutarlılık, yazınsal başarıya ulaşmada en belirleyici boyuttur. Karakterleri oluştururken sosyal statüleri de iyi belirlemek gerekir. Taşrada yaşayan ile şehirde yaşayan, işçi olan ile üst düzey yönetici farklı davranır ve farklı konuşur. Bu değişkenlikleri yazıya en etkili şekilde aktarmanız gerekir. Etkili şekilde yazmak için yalnız kalmanız ve zamanı kendiniz için kullanmanız gerekir. Samimi ve tutkulu iseniz nasıl yazdığınızın çok da önemi yoktur. Sabahattin Ali ve Sait Faik Abasıyanık bu konuda çok iyi yazarlardır. Çalışma alanında internet bağlantısı olanlar iyi yazamazlar. Dikkatinizi dağıtan ve zamanınızı alan her şeyden uzak durmalısınız. Kahvehaneler veya tabiat, ilham dolu bir yazma performansı için ideal mekanlardır. Yazmayı bir an önce bitirmeyi düşünmeyin. Son olarak, yazma konusunda söylenen her şeyi unutup öyle yazın.’’

Bu haber 34 kez okundu.
Yıldırım Belediyesi - 18:01 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.
%d blogcu bunu beğendi: